Rüşvet Yedim, Özür Dilerim

Güney Kore, 1990’ların sonuna doğru hem ekonomik hem de siyasi açıdan çalkantılı bir dönemden geçiyordu. Ülke, onlarca yıllık askeri yönetimin ardından sivil demokrasiye yeni alışıyordu. Bu geçiş sürecinde iktidara gelen Kim Young-sam, yolsuzlukla mücadeleyi adeta kimliğinin bir parçası haline getirmişti. Sloganı netti: Temiz siyaset, temiz yönetim. Ne var ki tarihin acı bir ironisiyle, bu söylemin tam ortasında kendi öz oğlu, Güney Kore’nin en büyük yolsuzluk skandallarından birinin merkezinde yer aldı.

Hanbo’nun Çöküşü Her Şeyi Başlattı

1997 yılının Ocak ayında Güney Kore’nin 14. büyük holdingi olan Hanbo Çelik iflas etti. Şirket, yıllar içinde bankalardan olağandışı koşullarda elde ettiği dev kredilerle ayakta tutulmuştu. Ardından gelen soruşturmada Hanbo Çelik’in, rüşvet almış üst düzey politikacı ve bankacıların baskısıyla devlet bankalarından sağlanan krediler aracılığıyla hükümetten hukuki dışı kayırma gördüğü mahkemece tespit edildi. Skandal büyüdükçe, isimler ve bağlantılar zincirleme biçimde gün yüzüne çıkmaya başladı. Ve en sarsıcı isim, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın en yakınından geldi.

Kim Hyun-chul

“Cumhurbaşkanı’nın Oğlu” Olmak

Kim Hyun-chul, o dönemde 37 yaşında, Cumhurbaşkanı Kim Young-sam’ın ikinci oğluydu. Herhangi bir resmi devlet görevi üstlenmemişti; ancak taşıdığı sıfat, “Cumhurbaşkanı’nın Oğlu” olarak bilinmek, pek çok kapıyı açmaya yetiyordu.

Kim Hyun-chul’un, hükümet ihaleleri ve lisansları için devreye girmesini isteyen iki iş insanından toplam 3,6 milyon dolar rüşvet aldığı iddia edildi. Bunun yanı sıra dört ayrı iş insanından 3,7 milyon dolar nakit para aldığı ve vergi kaçırmak amacıyla bu parayı aklamaya çalıştığı da suçlamalar arasındaydı.

Yani toplamda söz konusu olan miktar 7 milyon doların üzerindeydi.

Meclis Kürsüsündeki Gözyaşları

Skandal kamuoyuna yansıyınca ortalık karıştı. Muhalefet partileri konuyu gündemin merkezine taşıdı. Şubat 1997’de Cumhurbaşkanı Kim Young-sam, oğlunun rüşvet skandalına karıştığına dair iddiaların ardından onu kamuoyundaki faaliyetlerden men edeceğini açıkladı.

Meclisteki ifade sürecinde ise Kim Hyun-chul sakin duramadı. Reuters’ın arşivlerine yansıyan görüntülerde, Kim Hyun-chul’un meclis ifadesi sırasında ağladığı, ardından Cumhurbaşkanı’nın da basın toplantısında skandal için özür dilediği görüldü. Hyun-chul, bazı ödemeleri aldığını kabul etti; ancak bunların rüşvet olmadığını savundu.

Mahkeme Binası

Tutuklanma ve Yargılama

Babası yolsuzlukla mücadeleyi cumhurbaşkanlığının köşe taşı haline getirmişken, bu gelişme onu derinden sarstı. Kim çabucak özür dileyerek milletin bu skandalı bir kenara bırakıp ekonomik durgunluk ve Kuzey Kore meselesi gibi daha önemli sorunlara odaklanmasını istedi.

Ama kamuoyu bunu bir kenara bırakmak niyetinde değildi.

Mayıs 1997’de Kim Hyun-chul tutuklandı. Her iki suçtan, yani rüşvet ve vergi kaçakçılığından birden mahkûm olması halinde ömür boyu hapis cezasıyla karşılaşabileceği belirtiliyordu.

Mahkeme Kararı: 3 Yıl Hapis

Yargılama sonunda karar açıklandı. Ekim 1997’de Güney Kore mahkemesi, Kim Hyun-chul’u rüşvet alma ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç yıl hapis cezası ve 1,6 milyon dolar para cezasına çarptırdı; bu karar babasının siyasi itibarını ciddi ölçüde sarstı.

Ancak Kasım 1997’de “sağlık gerekçesiyle” yalnızca altı ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi. Yüksek Mahkeme daha sonra cezayı iki yıla indirdi.

Kim Hyun-chu, mahkemede

Siyasi Bir Miras Olarak Yolsuzluk

Bu davanın en tuhaf boyutlarından biri, yarattığı siyasi kısır döngüydü. O dönemde muhalefet lideri olan Kim Dae-jung, Kim Young-sam ailesini bu skandal üzerinden sert biçimde eleştirmişti; bu eleştiriler onun cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasında belirleyici bir rol oynadı. İktidarı devralan Kim Dae-jung, “temiz siyaset” vaadini yineledi. Ama 1999’da gelen karar herkesi şaşırttı: Kim Dae-jung, yaygın kamuoyu muhalefetine rağmen cumhurbaşkanlığı affını kullanarak Kim Hyun-chul’u affetti.

Skandalın Ekonomik Gölgesi

Davanın yansımaları yalnızca siyasi alanla sınırlı kalmadı. Hanbo skandalı, Güney Kore’nin o dönemki ekonomik sorunlarına zemin hazırladığı ve ülkenin zayıflıklarıyla yolsuzluk meselesini uluslararası finans çevrelerine açıkça gösterdiği şeklinde değerlendirildi. Hanbo, aynı dönemde art arda yaşanan en az on büyük Güney Koreli holdingin iflasının ilki oldu. 1997 Asya Ekonomik Krizi’nin fitilini ateşleyen olaylar zincirinin bir halkasıydı bu.


Güney Kore, Kim Young-sam döneminde çok şey öğrendi. Belki de en acı dersi şuydu: Yolsuzlukla mücadele etmek için güçlü söylemler yetmez. Aile içinden gelen ayrıcalık duygusu, tüm “temiz elleri” kirletebilir.

Kim Hyun-chul’un “babamdan ve Güney Kore halkından özür diliyorum” sözleri, tarihe bir itiraf olarak değil; belki de siyasi hesapların gölgesindeki yarım kalmış bir hesaplaşma olarak geçti.


Kaynaklar

  • The Washington Post (18 Mayıs 1997): President’s Son Jailed in S. Korea — bağlantı
  • The Washington Post (13 Ekim 1997): S. Korean Leader’s Son Gets 3-Year Sentence for Bribery — bağlantı
  • The Spokesman-Review (18 Mayıs 1997): Leader’s Son Held in Bribery Scandal — bağlantı
  • Deseret News (18 Mayıs 1997): Son of S. Korean Leader Arrested in Scandal — bağlantı
  • Reuters Archive (7 Temmuz 1997): Kim Hyun-chul Goes on Trial for Bribery and Tax Evasion — bağlantı
  • World Socialist Web Site (19 Ağustos 1999): South Korean President Releases Rival’s Wealthy Son — bağlantı
  • Wikipedia: Hanbo Scandal — bağlantı
  • CNN (23 Kasım 2015): Ex-South Korean President Kim Young-sam Dies — bağlantı
  • UPI Archives (24 Şubat 1997): S. Korea’s Kim ‘Shamed’ Over Son, Scandal — bağlantı
  • Newsweek: Another Bribery Scandal — bağlantı