Bazı hikâyeler zamanla öyle silikleşir ki, yaşandığı dönemde ne kadar büyük yankı uyandırdığını hatırlamak bile güçleşir. Haluk Levent’in 1998’deki maratonu tam olarak bu türden bir hikâye. Bugün çoğu kişi onu AHBAP’la, deprem gecesindeki yardım seferberliğiyle, ya da sosyal medyadaki duyarlı duruşuyla hatırlıyor. Oysa bunların çok öncesinde, Harbiye’nin açık havasında geçirilen tek bir gece, hem bir dünya rekoru kırdı hem de “sanatçı aktivizmi” kavramının Türkiye’deki en somut örneklerinden birini yazdı tarihe.
Yangının Dumanı Henüz Dağılmamıştı

1997 yazı Türkiye’nin ormanları için kâbusu andıran bir mevsim oldu. Ege ve Akdeniz kıyılarında birbirini izleyen yangınlar yüzlerce hektar ormanı kül etti. Ama asıl öfke alevlerin söndürülmesinden sonra başladı: Yanan arazilerin rant için kullanılabileceğine dair haberler ve dedikodular gündemin merkezine oturdu. Ormanların korunmasına yönelik yasal güvenceler kâğıt üzerinde sağlamdı, ama kamuoyunun hafızası kısaydı ve bu kısalıktan yararlananlar eksik olmuyordu.
Haluk Levent de bu tabloya seyirci kalmak istemiyordu. Ancak onun tepkisi bildiri imzalamak ya da televizyon programlarına çıkmakla sınırlı kalmadı. En iyi bildiği şeyle, yani müzikle, meseleyi canlı tutmaya karar verdi. Üstelik bunu yaparken sıradan bir “yardım konseri” vermekle yetinmeyip, dünyanın gözünü bu konuya çekecek bir şey denemek istedi: Sahnede kesintisiz kalma rekoru.

Kurallar Kolay Değildi
Guinness Rekorlar Kitabı, böyle denemeleri şansa ya da iyi niyete bırakmaz. Londra merkezli organizasyonun Türkiye temsilcisi Dr. Orhan Kural, belirlenen standartları başından sonuna kadar takip etti. Kurallar hem fiziksel hem de müzikal açıdan sınayıcıydı:
Aynı şarkı, aradan dört saat geçmeden bir daha seslendirilemezdi. İki dakikadan kısa süren hiçbir eser sayıma dahil edilemezdi. Şarkılar arasındaki her ara, otuz saniyeyi aşamazdı.
O otuz saniyelik aralıklar yalnızca geçiş için değildi; Levent, yemek yeme, su içme ve tuvalet gibi bütün temel ihtiyaçlarını da bu kısacık zaman dilimlerine sığdırmak zorundaydı.
Konser başından sonuna video kaydına alındı. Resmi onay ise o gece sahneyi izleyen Beyoğlu 9. Noteri Feryal Alkan tarafından verildi.

12 Ekim 1998: Saat 13.05
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda o gün ne kadar kalabalık toplandığını düşünün. Sahneye çıkan bir sanatçıyı değil, bir rekoru izlemeye gelenler. Orman Bakanı Ersin Taranoğlu da o kalabalığın içindeydi; konsere destek vermek için bizzat gelmişti.
Saat 13.05’te başladı her şey.
Levent sahnede kaldı; inip çıkmadı, molaya ayrılmadı. Yorulduğu anlarda sandalyeye oturup şarkıyı sürdürdü. Meyve suyu ve süt içerek güç almaya çalıştı. Üç kez kıyafet değiştirdi. Sahneyi terk etmedi.
Gece yarısı tam 00.00’da mikrofonu bıraktı.
Noterinin tutanağa geçirdiği resmi süre: 10 saat 55 dakika. Söylenen şarkı sayısı: 139. Bunların arasında Gülendam özellikle dikkat çekiciydi; seyircinin bislerine yanıt olarak tam 27 kez seslendirilmişti. Konser boyunca verdiği kilo ise iki kiloydu.
O güne kadar bu alandaki dünya rekoru, İskoçya’da bir grubun elinde bulunuyordu: 7 saat. Haluk Levent bunu neredeyse iki katına çıkardı.

Rekor Kırıldı, Ama Asıl Mesele Hiç Değişmedi
Her rekorda olduğu gibi bu da kalıcı olmadı. 2011’de Dublin’de bir grup 114 saat 6 dakikayla geçti bu sınırı. Ardından Las Vegas’taki bir İrlanda pubı devreye girdi ve tam 360 saat boyunca kesintisiz çalarak Guinness sayfasına adını yazdırdı.
Ama Haluk Levent’in o günkü amacı zaten Guinness kitabına girmek değildi. Rekor, araçtı; söylemek istediği şey başkaydı. Orman Bakanı Taranoğlu da konserde söz verdi: “26 Ekim’de göreceğiz, o sahalar ağaçlanmış olacak.” Bu sözün ne kadarının tutulduğunu artık bilmiyoruz. Ama en azından o gece, bir şarkıcı on bir saate yakın ayakta durarak insanları bu meseleyle yüzleşmeye zorlamıştı.
Levent bu eylemle bir kez durmadı. 2004’te Saros Körfezi’ndeki çevre sorunlarına dikkat çekmek için bir kez daha sahneye çıktı ve bu sefer 12 saatlik bir konser verdi. Caretta caretta kaplumbağaları için protesto gösterilerine katıldı. Çevreye zarar verdiği öne sürülen projelere karşı açılan davalara müdahil oldu.
Sonunda
Haluk Levent hakkında pek çok şey söylenebilir. Eleştirmenler de çıktı, hayranlar da hep vardı. Ama 12 Ekim 1998’de Harbiye’de olan şey, herhangi bir yorumun ötesinde, oldukça sade bir gerçekten ibaret: Bir adam yanmış ormanlar için neredeyse on bir saat boyunca ayakta şarkı söyledi. Bunun için para almadı. Bunun için 2 kilo verdi. Bunu bir noterle, bir Guinness temsilcisiyle ve bir kameraya kayıt ettirerek yaptı; çünkü aksini iddia edenlere karşı elinde kanıt olmasını istiyordu.
Böyle hikâyeler kaybolmamalı.
Kaynaklar
- Hürriyet, “Sahnede 11 Saat”, 12 Ekim 1998 — hurriyet.com.tr
- Playtusu, “Haluk Levent’e Ait Dünyanın En Uzun Konseri Rekoru Kırıldı” — playtusu.com
- Mardinlife, “Haluk Levent Kimdir?” — mardinlife.com

